Yazdır
PDF

Ya hayır söyle, ya sus!

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Günahlar iki kısımdır. Biri, Allahü teâlâ ile kulları arasında, diğeri ise kulların kendi arasındadır. Allahü teâlâ çok merhametli olduğu için çoğunu affediyor, ama kullar arasında kul hakkı olursa, o adalete sevk ediliyor. Namaz kılmamışsa, namaz borcu varsa, o da mahkemeye gidiyor. Onun için, her fırsatta kaza namazı kılmalı, namazsız geçen zamanların affı için de, Ehl-i sünnet âlimlerinin eserlerinden, çok kitap dağıtmalı.

Gıybet, iftira gibi kul hakkı olan günahlar nasıl affolur? Köyün birinde çok laf taşıyan, dedikoducu biri varmış. Köyün hocasına gitmiş ve (Hocam, ben yaptıklarıma tevbe ettim. Acaba affoldum mu?) diye sormuş. Hoca efendi de ona, (Sen yarın köy meydanına gel, orada göreceksin. Yalnız gelirken kuş tüyü dolu bir yastıkla gel) demiş.

Ertesi gün adam yastıkla köy meydanına gelmiş. Herkes orada. Hoca, cebinde getirdiği makasla yastığı kesmeye başlayınca, kuş tüyleri rüzgârın tesiriyle etrafa dağılmaya başlamış. Hoca, (Şimdi bütün tüyleri topla, o zaman affedilirsin) demiş, ama ne mümkün? (Hocam, uçup gittiler, nasıl toplarım) demiş. Tabii herkes, bu işin hikmeti nedir diye merakla beklerken Hoca, (İşte bu tüyleri tek tek toplaman gerektiği gibi, kimin dedikodusunu yaptıysan, kimin hakkına girdiysen, onların hepsiyle tek tek helalleşmen gerekir) demiş.

En kötü işlerden birisi, gıybettir. Gıybet, amelleri boşa çıkarır, dünya ve ahirette zarara uğratır. Gıybetle söz taşımak, birbirine yakındır. İkisi de aynı şeyden doğar. İkisi de taşkınlık ve azgınlıktır. Azgın olmayan kimse bunlarla uğraşmaz. Söz taşıyan, katil gibidir. Gıybet eden ise, leş yiyen gibidir. Azgın kimse, kibirlidir. İnsan nefsini bu hastalıklara kaptırınca, iftira günahına da girer. Gıybet, kişinin nefsini temize çıkarmak istemesinden ve kendisini beğenmesinden doğar. Gıybetten, en büyük beladan kaçar gibi kaçmak gerekir.

Peygamber efendimiz, (Ya hayır söyle, ya sus) buyuruyor. Kaldı ki gıybeti dinlemek, iki kat daha günahtır, çünkü cambazı ipten düşüren, onu seyredenlerdir. Hem günaha giriyorlar, hem de günaha sokuyorlar. Kim ki gıybet edene, (Yapma, Allah’tan kork, o senin din kardeşindir) diyerek, onu susturursa, yüz şehid sevabı alır. Buna gücü yetmezse, hiç olmazsa konuyu değiştirmesi veya orayı terk etmesi gerekir. Ahmed bin Harb hazretleri buyuruyor ki:
(Bana kim düşmanlık yapıyor, kim beni gıybet ediyor ve hakkımda kötü söylüyor, keşke bilsem de, ona altın ve gümüş göndersem. Benim işimde çalışarak, kazandığı sevabları benim defterime geçirdiğine göre, benim paramdan harcasın.)