<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hazreti alinin nikahı &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://dinikitablar.com/konu/hazreti-alinin-nikahi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://dinikitablar.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 23 Oct 2016 18:35:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7</generator>
	<item>
		<title>Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn Sayfa 297</title>
		<link>http://dinikitablar.com/menakib-i-cihar-yar-i-guzin-sayfa-297/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Jun 2012 07:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Altıncı Bâb: Alî ibni Ebî Tâlib "radıyallahü teâlâ anh" menâkıbı hakkındadır]]></category>
		<category><![CDATA[ali radıyallahü anh]]></category>
		<category><![CDATA[allahın aslanı]]></category>
		<category><![CDATA[hasen]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti ali]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti ali ile hazreti fatımanın nikahı]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti alinin görünümü]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti alinin nikahı]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti fatımanın evlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyn]]></category>
		<category><![CDATA[nikah akdi]]></category>
		<category><![CDATA[sahabe-i güzin]]></category>
		<category><![CDATA[tuba ağacı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/menakib-i-cihar-yar-i-guzin-sayfa-297/</guid>

					<description><![CDATA[Nereden inanalım ki, Allahü teâlâ hazretlerinin yanında senin merteben, diğer Enbiyâdan yüksekdir. İşitdik ki, Allahü teâlâ , hazret-i Mûsâya kelîmim demişdir. Her zemân Tûr-i sînâya çıkarıp, kelâm söyler idi. Hazret-i Fahr-i âlem ve seyyid-i veled-i Âdem “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdular ki, Allahü Sübhânehü ve teâlâ, hazret-i Mûsâya kelîmim dedi ise, bana habîbim, demişdir. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="ui-layout-center ui-layout-pane ui-layout-pane-center">
<div id="booktext" class="class3">
<p style="text-align: justify;">Nereden inanalım ki, Allahü teâlâ hazretlerinin yanında senin merteben, diğer Enbiyâdan yüksekdir. İşitdik ki, Allahü teâlâ , hazret-i Mûsâya kelîmim demişdir. Her zemân Tûr-i sînâya çıkarıp, kelâm söyler idi. Hazret-i Fahr-i âlem ve seyyid-i veled-i Âdem “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdular ki, Allahü Sübhânehü ve teâlâ, hazret-i Mûsâya kelîmim dedi ise, bana habîbim, demişdir. Eğer hazret-i Mûsâyı Tûr-i sînâya çıkardı ise, bana, hazret-i Cebrâîl aleyhisselâmla, Cennet elbiseleri ile burakı donatıp, gökleri, yerleri, arşı ile kürsîyi ve Cennet ve Cehennemi ve kevn-ü mekânı az zemân içinde seyr etdirdi. Kabe kavseyn ev ednâ rütbesine varınca, Allahü teâlâ bana o şeklde ihsânlar ve nihâyetsiz lutfler eylemişdir ki, hicâbı aramızdan kalkmışdır. Elhamdülillah ki, Allahü Sübhânehü ve teâlâ biz za’îf kullarını o sultânın ümmetinden eyledi. Allahü teâlâ hazretleri bana va’d eyledi ki, benim ümmetimden her kim benim rûh-i pâkime günde yüz kerre Salevât-i şerîfe getirmeyi âdet hâline getirip, terk eylemese, bin kerre rahmet eyler. Ve Cennet içinde bin derece verir. Bin günâhı mahv olur. Bin altın sadaka vermişcesine sevâb verir. Hazret-i Ebû Hüreyre “radıyallahü teâlâ anh” ve hazret-i Enes bin Mâlik “radıyallahü teâlâ anh” rivâyet etmişlerdir ki, o kimse de birşey söyliyemeyip, cevâba kâdir olmayıp, Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinin mubârek ayaklarına yüz sürüp, bin zevk ile parmak kaldırıp, (Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlüh) dedi. Ondan sonra, hazret-i Îsâ aleyhisselâm kavminden olan, ileri gelip, dedi ki, yâ Muhammed! Allahü teâlâ hazretlerine bütün Peygamberlerden yakınım ve sevgiliyim. Seyyidil evvelin ve âhırîn benim, dersin. Hazret-i Îsâ aleyhisselâmın rûhullah olduğunu işitmedin mi. Allahü teâlânın emri ile ölüleri diriltirdi. Fahr-ül kevneyn ve Resûl-i sekaleyn “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdu ki, <b>(Varın, Alîyi çağırın.) </b>Eshâbdan birisi gidip, hazret-i Alîyi çağırdı. Hazret-i Alî geldikden sonra, Resûl-i ekrem hazretleri, o kimseye buyurdu ki, <b>(Bir eski mezâr ki, ondan eski mezâr olmasın. Var Alîye göster.) </b>O kimse dedi, falan yerde bir mezâr vardır. Bin yıllık mezârdır. Hazret-i Habîb-i ekrem “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdu ki, <b>(Yâ Alî! Var o mezârın üzerine üç kerre çağır. Bekle ki, Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerinin emri ile ne zuhûr edecekdir.)</b>Hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” o mezârın üzerine varıp, bir kerre (yâ Ya’kûb!) diye çağırdı.</p>
</div>
</div>
<div class="ui-layout-resizer ui-layout-resizer-west ui-layout-resizer-closed ui-layout-resizer-west-closed ui-draggable-disabled" style="text-align: justify;" title="Slide Open"></div>
<div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
