<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hazreti alinin zekası &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://dinikitablar.com/konu/hazreti-alinin-zekasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://dinikitablar.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 23 Oct 2016 19:12:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7</generator>
	<item>
		<title>Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn Sayfa 375</title>
		<link>http://dinikitablar.com/menakib-i-cihar-yar-i-guzin-sayfa-375/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Aug 2012 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Altıncı Bâb: Alî ibni Ebî Tâlib "radıyallahü teâlâ anh" menâkıbı hakkındadır]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti alinin halifeliği]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti alinin hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti alinin kerametleri]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti alinin ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti alinin zamanında olan hadiseler]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti alinin zekası]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti aliyi sevenler]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti aliyi sevmek]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti muaviyye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/menakib-i-cihar-yar-i-guzin-sayfa-375/</guid>

					<description><![CDATA[Bu sözü söylerken, bir şahs dahâ geldi. Vallahi ben onların sancaklarını suyun öte tarafında gördüm, dedi. Emîr-ül mü’minîn Alî “radıyallahü teâlâ anh” hazretleri buyurdu; vallahi geçmediler. Nasıl geçerler ki, onların düşecek ve dökülecek yerleri buradadır. Ondan sonra durdu. Ben de durdum. Kendi kendime dedim; Elhamdülillah. Elime bir terâzî girdi ki, bu kişinin hâli bundan belli ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><p style="text-align: justify;">Bu sözü söylerken, bir şahs dahâ geldi. Vallahi ben onların sancaklarını suyun öte tarafında gördüm, dedi. Emîr-ül mü’minîn Alî “radıyallahü teâlâ anh” hazretleri buyurdu; vallahi geçmediler. Nasıl geçerler ki, onların düşecek ve dökülecek yerleri buradadır. Ondan sonra durdu. Ben de durdum. Kendi kendime dedim; Elhamdülillah. Elime bir terâzî girdi ki, bu kişinin hâli bundan belli olur. Yâ o yalancı behâdırdır veyâ Allahü teâlâ hazretlerinden veyâ Resûlullah hazretlerinden hücceti vardır. Buna dayanarak bunu bilmişdir. Gönlümden dedim ki, yâ Rabbî! Seninle ahd etdim. Eğer suyu geçmiş olduklarını görürsem, o kimse ile [Alî “radıyallahü anh” ile] muhârebe eyleyen ben olacağım. Eğer geçmemiş iseler o muhâlif ile muhârebe ve mukâtele edeceğim. Askerin arasından [saflardan] geçdik. Gördük onların bayrakları evvelki gibi yerlerinde durur. Hazret-i Emîr-ül mü’minîn “radıyallahü teâlâ anh” arkamı tutdu [sıvadı] ve işin ile meşgûl ol, dedi. Ben de hamle edip, onlardan birini öldürdüm. Arkasından birini dahâ öldürdüm. Birine saldırdım. Ben ona vurdum. O da bana vurdu. İkimiz de düşdük. Arkadaşlarım beni kaldırıp, götürmüşler. O vakt kendime geldim. Hazret-i Emîr muhârebeyi bitirmiş idi. Emîr-ül mü’minîn bir şahsa durumundan haber verdi. Seni, falan mevki’de, falan hurma ağacına assalar gerekdir. Buyurduğu gibi vâki’ oldu.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><b>Sekseninci Menâkıb: </b>Haccâc-ı Yûsüf “Allahü teâlâ müstehâkını versin”, Kümeyl bin Ziyâdı “radıyallahü teâlâ anh”, çağırdı. Kümeyl ondan kaçdı. Haccâc-ı zâlim, Kümeylin akrâbalarının vazîfelerine son verdi. Kümeyl bunu işitdi ve dedi ki: Benim ömrüm zâten bitmişdir [yaşlandım]. Benim sebebim ile, kavmimin mahrûm olması lâyık değildir. Haccâcın yanına vardı. Haccâc dedi ki, isterim ki, seni öldüreyim. Kümeyl dedi ki: Benim ömrüm az kalmışdır. Ne diler isen onu yap. Bizim va’demiz yakındır. Benim ölümümden sonra hesâb vereceksin. Bana emîr-ül mü’minîn Alî “kerremallahü vecheh ve radıyallahü teâlâ anh” haber vermişdir ki, seni Haccâc öldürecekdir. O zâlim onun boynunu vurdu.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify"><b>Seksenbirinci Menâkıb: </b>Haccâc bir gün dedi ki, isterim Ebû Türâbın [Hazret-i Alînin] eshâbından birini katl edeyim ki, Hak Sübhânehü ve teâlâ hazretlerine yaklaşayım.</p>
<div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
