415

Meşhûr şî’î ahundu Molla Bâkır Meclisî (Cilâ-ül’uyûn) kitâbının 424. cü sahîfesinde diyor ki: (Yezîd, Ehl-i beyte karşı iyilikleri ile tanınan Velîd bin Ukbe bin Ebî Süfyânı, Medîneye vâlî yapdı. İmâm-ı Hüseynin ve evlâdlarının “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în” düşmanı olan Mervân bin Hakemi vazîfeden aldı). 432. ci sahîfesinde diyor ki, (Yezîd, imâm-ı Hüseynin düşmanı olsaydı, Onun düşmanını vâlîlikden ayırıp, yerine Onun dostunu getirmezdi.) 424.cü sahîfesinde diyor ki, (Velîd, bir gece, imâm-ı Hüseyni çağırdı ve Yezîdin gönderdiği mektûbu kendisine gösterdi. Mektûbda hazret-i Mu’âviyenin vefât etdiği ve Yezîde bî’at olunduğu yazılıydı. İmâm-ı Hüseyn, bunu anlayınca, İnnâ-lillah âyetini okudu). Bu yazı da, hazret-i Hüseynin hazret-i Mu’âviyeye düşman olmadığını ve onu hakîkî müslimân bildiğini göstermekdedir. Böyle bilmeseydi, Onun vefâtını işitince, İnnâ-lillah âyetini okumazdı.

Zecir bin Kays imâm-ı Hüseynin “radıyallahü teâlâ anh” şehîd edildiğini Yezîde bildirince, başını eğip, ses çıkarmadı. Sonra kaldırıp, (Hüseyni öldürmeyip, ona itâ’at etmenizi istiyordum. Eğer orada olsaydım, Hüseyni afv ederdim) dediği (Nâsih-ut-tevârîh)in 269.cu sahîfesinde yazılıdır. Îrânda basılmış olan, şî’îlerin (Nehc-ül-ahzân) kitâbının 321.ci sahîfesinde diyor ki: (Biri gelerek, Yezîde, gözün aydın! Hüseynin başı geldi dedikde, ona karşı gadaba geldi ve senin gözün hiç aydın olmasın dedi). (Nâsih-ut-tevârîh) kitâbının 229.cu sahîfesinde diyor ki: (Şimir-zil-cevşen, imâm-ı Hüseynin mubârek başını Yezîdin önüne koyup, övünerek, devemin heybelerini altın ve gümüşle doldur ki, anası ve babası cihetinden insanların hepsinin en iyisi olan bir kimseyi öldürdüm deyince, benden hiçbir ihsân bekleme dedi. Şimir korku içinde ve şaşkın olarak geri döndü. Dünyâdan ve âhiretden nasîb alamadı.) (Onu öldüreni Allah kahr etsin!) dediği de, 272.ci sahîfesinde yazılıdır.

Şî’î kitâbları açıkça bildiriyor ki, hazret-i Mu’âviye ve Yezîd, hazret-i Hüseynin “radıyallahü teâlâ anh” mubârek kanına bulaşmadıkları gibi, İbn-i Ziyâd ve İbn-i Sa’d ve hattâ Şimir de şehîd edenler arasında değildir. (Refâkat-i Hüseyn) de yazılı, şî’î kitâblarında diyor ki:

1) İmâm-ı Hüseyn ile harb edenler, Şâmlılar ve Hicâzlılar değildi. Hepsi Kûfe ehâlîsi idi. (Hulâsat-ül-mesâib, s. 201).

2) İmâm-ı Hüseyni Iraklılar şehîd etdi. Aralarında Şâmlılar yokdu. Ehl-i beyte zulm edenler, Kûfelilerdi.(Mes’ûdî).

3) İmâm-ı Hüseyni şehîd edenler arasında Şâmlıların bulunmadığı iyi anlaşılmışdır. (s. 21)

Sesli Okuma
DEVAMBİTİR
(1/5) Okuma ayarları →

(2/5) Kitap ve sayfa numarası seçimi

(3/5) Bölümler arasında dinamik geçiş

(4/5) Önceki veya sonraki bölüm ve sayfalar
(5/5) Sesli okuma ve yazı takibi
15 saniye geri alabilme.