593

Türpüştî “rahimehullah” demişdir ki, bundan kasd edilen altın ile gümüşdür. Onun için ki, Kisrâ [Îrân] milletinin ve memleketinin nakd parasının çoğu altın, Kayser [Bizans] milletinin ve memleketinin nakd parasının çoğu da gümüşdür.

(Ben Rabbimden, ümmetimi umûmî kıtlık ile helâk etmemesini, eğer islâm beldesinde kıtlık vâki’ olursa, az bir yerde olsun; istedim. Ve ırzlarına dokunmamaları için, nefslerinden başka düşman musallat etmemesini, istedim. Rabbim bana buyurdu: Yâ Muhammed! Muhakkak ben bir hükm etsem, elbette o red olunmaz. Ben sana, va’d verdim, ümmetin için ki, onları umûmî kıtlık ile helâk etmem. Onlar üzerine nefslerinden gayri, nefslerine dokunmasınlar diye düşman musallat etmem. Onlar birbiri arasında muhârebe ederlerse, onların düşmanları, onların kendileridir. Ba’zısı ba’zısını helâk eder. Ba’zısı ba’zısını esîr eder.)

Tayyibî “rahimehullah” demişdir ki; bu ümmetin ayb kirleri ve günâh pislikleri, yine bu ümmetin elleri ile temizlenir. Ba’zısı ba’zısını temizler. Zîrâ mü’minlerin ba’zıları ba’zılarının evliyâsıdır [yardımcısıdır]. Eğer mü’min mü’mine bir şeyde yardımcı olsa, o sûretle yardımcıdır. Eğer mü’min mü’mine eziyyet etse, o sûretle yardımcıdır. Zîrâ o şey mü’mine erişdikde, ya’nî mü’min eziyyet gördükde, günâhlarına keffâretdir. Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri bunun için, ümmeti arasındaki anlaşmazlıklarda düâ için men’ olundular.

17– Yine (Mesâbîh) kitâbının sahîh hadîslerinde, yukarıdaki hadîs-i şerîfin akabinde, Sa’d “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerinden nakl edilmişdir. Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri Medîne-i münevverede Benû Mu’âviye mescidine teşrîf buyurdular. O mescidde iki rek’at nemâz kıldı. Biz de berâber kıldık. Uzun bir düâ etdi. Sonra döndü ve buyurdu ki: (Rabbimden üç şey istedim. İkisini bana verdi. Birisinden beni men’ etdi. Ümmetimi umûmî kıtlık ile helâk etmemesini istedim. Suda boğulmakla helâk etmemesini istedim. Bunları bana verdi.) (Mefâtih) sâhibi “rahimehullah” beyân etmiş ki, suda boğulmakdan murâd, umûmî boğulmadır. Ya’nî Rabbimden, ümmetimin hepsini suda, fir’avnın kavmini denizde, Nûh aleyhisselâmın kavmini tûfanda boğması gibi, boğmamasını istedim; demekdir. (Ümmetimin arasında harblerin olmamasını istedim. Beni men’ etdi) buyurdu.

Sesli Okuma
DEVAMBİTİR
(1/5) Okuma ayarları →

(2/5) Kitap ve sayfa numarası seçimi

(3/5) Bölümler arasında dinamik geçiş

(4/5) Önceki veya sonraki bölüm ve sayfalar
(5/5) Sesli okuma ve yazı takibi
15 saniye geri alabilme.