593

Mızrak [ok] atmakda senden mâhirim. Kalb cihetinden senden cesâretliyim. Harblerde, haşmet cihetinden dahâ gösterişliyim. Hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” dedi ki, sen sus! Muhakkak sen fâsıksın. Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri bu âyet-i kerîmeyi gönderdiler. (Onlar müsâvî değillerdir) buyurdular. (İkisi müsâvî değildir) buyurmadılar. Zîrâ bir mü’min ve bir fâsık murâd etmediler. Belki bütün mü’minleri ve bütün fâsıkları irâde buyurdular.

Dokuzuncu Menâkıb: (Meâlim-üt-tenzîl) tefsîrinde, imâmBegavî “rahimehullahü teâlâ” hazretleri (Hel etâ) [insan] sûresinde, meâl-i şerîfi (Onlar kendileri arzû etdikleri [içleri çekdiği hâlde] yiyeceği, fakîrlere [yoksullara], öksüze ve esîre yidirirler) olan sekizinci âyet-i kerîmenin tefsîrinde beyân buyurmuşdur ki, bu âyet-i kerîmenin nüzûl [iniş] sebebinde ihtilâf etmişlerdir. Mücâhid ve Atâ, İbni Abbâs “radıyallahü teâlâ anhümâ” hazretlerinden, hazret-i Alî “kerremallahü vecheh” hakkında nâzil olduğunu rivâyet etmişlerdir. Kıssasını kısaltarak beyân etmişler. Lâkin diğer tefsîrlerde ve menâkıbda şu şeklde anlatılmışdır. Hazret-i Hasen ve hazret-i Hüseyn “radıyallahü teâlâ anhümâ” hasta olmuşlardı. Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” Sahâbe-i kirâm “rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în” hazretleri ile görmeğe vardılar. Hazret-i Alî ve hazret-i Fâtıma-tüz-zehrâya “radıyallahü teâlâ anhümâ” hitâb edip, buyurdular ki, (Bu ciğer gûşelerinize bir nezr eyleyin [bir adak adayın]!) O iki Server ve Fıdda adlı câriyeleri, Hak Sübhânehü ve teâlâ hazretleri bu ikisine [ya’nî Hasen ve Hüseyn “radıyallahü anhümâ” hazretlerine] sıhhat verir ise, üçer gün oruc bize nezr olsun dediler. O iki Cennet râyihâları şifâ buldu. Ancak evlerinde yinilecek birşeyi yok idi. Hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” varıp, bir yehûdîden üç sa’ arpa borç aldı. Üçü de nezr etdikleri oruclara niyyet etdiler. O ölçek arpanın bir ölçeğini hazret-i Fâtıma “radıyallahü teâlâ anhâ” hazretlerinin câriyesi üğütüp, beş adet ekmek pişirdi. Kendileri beş kişi idiler. İftâr vakti oldu. O beş çöreğin birini hazret-i Alînin önüne ve birini hazret-i Hasenin önüne ve birini hazret-i Hüseynin önüne ve birini Fıdda câriyeye ve birini de [hazret-i Fâtıma] kendi önüne koydu. İftâr yapacaklardı. Bir miskîn gelip, dedi ki: Yâ Ehl-i beyt-i Resûlallah! Miskîn müslimânlardan bir miskînim.

Sesli Okuma
DEVAMBİTİR
(1/5) Okuma ayarları →

(2/5) Kitap ve sayfa numarası seçimi

(3/5) Bölümler arasında dinamik geçiş

(4/5) Önceki veya sonraki bölüm ve sayfalar
(5/5) Sesli okuma ve yazı takibi
15 saniye geri alabilme.