415

Afv buyurmanızı umarım. Allahü teâlâ, sizleri ve doğru yola yapışanları ve Muhammed Mustafânın “aleyhi ve alâ âlihissalevâtü vetteslîmâtü vettehıyyâtü velberekât” izinde gidenleri selâmete erdirsin! Âmîn.

Ahmed Fârûkî

Allahü teâlâ hep vardır. Hiç yok olmaz. Herşeyi O var etmekdedir. Yaratdıklarını her an varlıkda durdurmakdadır. Hastalara şifâ veren, insanlara ve hayvanlara rızk veren, açları doyuran, öldüren, gaybları bilen, herşeyi gören, işiten, herşeye gücü yeten yalnız Odur. Yimez, içmez, anası, babası, çocuğu, benzeri yokdur. Zâtında ve sıfatlarında hiç değişiklik olmaz. Bu sıfatlar Ona mahsûsdur. Bunlara(Ülûhiyyet sıfatları) denir. İnsanlar, ilâclar, makinalar, silâhlar, birşey yaratamaz. Onun yaratmasına sebeb, vâsıta olmakdadırlar. O, sebeblere ve hiçbir şeye muhtâc değildir. Mahlûklardan herhangi birinde, meselâ insanda, bir hayvanda, güneşde, yıldızlarda, ülûhiyyet sıfatlarından birinin bulunduğuna inanmağa (Şirk) denir. Böyle inanan kimseye (Müşrik) denir. Böyle inandığı şeyi, Allahü teâlâya(Şerîk=ortak) yapmış olur. Bu şeye veyâ heykeline, resmine, mezârına karşı yalvarmak, dilekde bulunmak, ta’zîm etmek, ona (ibâdet etmek=putperestlik) olur. O şey (Sanem=put) olur. Böyle şeylerin bulunduğu yerlere, türbelere (puthâne) denir. Ülûhiyyet sıfatı bulunduğuna inanmayıp da, Allahü teâlânın sevgili kulu olduğu için veyâ insanlara, memlekete, hizmet, iyilik etdiği için, kendisine, resmine ve mezârına ta’zîm etmek, puta tapmak olmaz. Böyle yapan, müşrik olmaz. Îsâ aleyhisselâm semâya çıkarıldıkdan sonra, Onun peygamber olduğuna inananlar, kıyâmet günü, kendilerine şefâ’at etmesi için, onun resmlerine, heykellerine ta’zîm etdiler. Bu hurmetleri, ona tapınmak, onu putlaşdırmak olmadı. Fekat, Romadaki müşrikler, îsevî olunca ve Eflâtûnun (Trinite=Teslîs) felsefesi yayılınca, onda ülûhiyyet sıfatı bulunduğuna inananlar oldu. (Allahın oğludur veyâ üç tanrıdan biridir) diyenler çoğaldı. Böylece yayılan şirk, İznik meclisinde, resmî din yapıldı. Bu müşriklere (Hıristiyan) denildi. Onun resmlerine, heykellerine ve (Salîb=Haç) denilen, dik iki çubuğa tapınıyorlar. Kiliselerinin hepsi puthânedir. Kiliseye, ayazmaya gidip, papazdan düâ, şifâ istiyen müslimân, müşrik olur. Müşrik, kâfirlerin en kötüsünden dahâ fenâdır. Kesdiği yinmez. Kızı alınmaz. Îsevîlerin ve yehûdîlerin hepsi, Muhammed aleyhisselâma inanmadıkları için (Kâfir) oldu. Bu kâfirlerden, müşrik olmıyanlarına (Ehl-i kitâb) denildi. Bunların kesdikleri yinilir. Kızları nikâh edilir.

Sesli Okuma
DEVAMBİTİR
(1/5) Okuma ayarları →

(2/5) Kitap ve sayfa numarası seçimi

(3/5) Bölümler arasında dinamik geçiş

(4/5) Önceki veya sonraki bölüm ve sayfalar
(5/5) Sesli okuma ve yazı takibi
15 saniye geri alabilme.