481

Buna göre ve bu görüşde olan Ebül’alâ Mevdûdînin (Tenbîhât)ında iddiâ etdiğine göre, Kur’ân-ı kerîmin, bilinen tefsîr kitâbları ile açıklanması, lüzûmsuz olmakda, rü’yâda gösterilenleri anlıyacak kadar, arabî lügat kitâbları kifâyet etmekdedir. Dinde reformcu olan bu iki kişi, her bid’at sâhibi gibi, hem Kur’ân-ı kerîme kendi görüşlerine göre ma’nâ veriyorlar, hem de, Kitâb ve sünnet yolunda olduklarını söyliyorlar. Bu ise açık bir yalancılıkdır.

(Düstûr-ül-amel) dedikleri, beyânlarında diyor ki, (Teblîg-i cemâ’atcıların maksadları, akîdeleri üçdür:

1 — İ’lâ-i kelimetüllah,

2 — İslâmiyyeti yaymak,

3 — Bu akîdede olanları birleşdirmek. Mezhebde, ahlâkda ve eğitimde islâhât yapmak.) Bunların akîdelerini, inançlarını iyi anlamak için, kitâblarını incelemek lâzımdır. İnançlarının birkaçını bildirelim:

Teblîgcilerin emîrleri olan Muhammed İlyâsın (Gâyemiz, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem”, Eshâbına bildirdiklerini öğretmekdir. Her memleketi dolaşarak, nemâzı anlatmak ve nasîhat vermemiz, bu hareketimizin başlangıcıdır, [Melfûzât s. 31]) sözünden anlaşılıyor ki, bunlar Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiklerini, kendi anladıklarına, mesleklerine göre anlatmakdadırlar. Arkadaşlarından Zahîr Hasena diyor ki, (Bizim yolumuzu, yalnız nemâz kılmağı öğretmek zan ediyorlar. Allaha yemîn ederim ki, hareketimiz nemâzı bildirmek değildir. Yeni bir kavm yetişdiriyoruz) [Dînî da’vet s. 205]. Bu sözü, maksadını açıkca ortaya koymakdadır. İlyâsa tâbi’ olanların, biz herkesin nemâz kılması için çalışıyoruz demelerinin doğru olmadığı açıkca anlaşılmakdadır. Böyle davranmaları, herkesi aralarına alabilmek için bir başlangıç, bir tuzak olmakdadır. Nitekim, (Mekâtîb)in 66. cı sahîfesinde, (Bu fakîre göre, Teblîgimiz, islâmiyyete, tarîkate ve hakîkate şâmildir). Bu söz, İlyâsın, bir rü’yâsı üzerine kurulmuş olan bu cemâ’atin, yeni bir islâmiyyeti ve tarîkati câmi’ olduğunu gösteriyor. Çünki, din demek bu üç esâs demekdir. İslâm ismi altında maskelenen yeni bir din, rü’yâ üzerine kurulmuş bir din getirmekdedirler. Yukarıdaki sözlerinin, bid’at ve dalâlet olduğu meydândadır.

İlyâsın tâbi’lerinden Muhammed İdrîs Ensârî diyor ki, (Bu cemâ’atin akîdesi, Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullahdır) [Düstûr s. 4]. Bu akîde, müslimânlığın temel akîdesidir. Fekat, bunu müslimân olmadıkları sözbirliği ile bildirilmiş olan Kâdıyânîler [ya’nî Ahmedîler] ve Behâîler de söylemekdedir.

Sesli Okuma
DEVAMBİTİR
(1/5) Okuma ayarları →

(2/5) Kitap ve sayfa numarası seçimi

(3/5) Bölümler arasında dinamik geçiş

(4/5) Önceki veya sonraki bölüm ve sayfalar
(5/5) Sesli okuma ve yazı takibi
15 saniye geri alabilme.