481

İslâmın moral prensiplerini ortaya koydu. Hükûmeti ve me’mûrları dîne uymağa çağırdı. Fekat, hadîs ilminde eksik idi. Rasyonel ilm üzerinde fazla durdu ve tesavvufa lüzûmundan fazla temâyül etdi) diyerek, Ehl-i sünnet âlimlerinin en büyüklerinden olan bu koca imâmı kusûrlu olarak gösteriyor. Bu kusûrlarına tehlükeli davranış adını veriyor. Sonra, (İbni Teymiyye, bu tehlükeleri giderdi, islâmın fikr ve ahlâk rûhunu canlandırdı ve yenilik îcâdlarını başardı. İbni Teymiyyeden az önce, kimse, iftirâ korkusundan halkı islâmiyyete da’vet etmeğe cesâret edemedi. Dar kafalı ulemâ ile zâlim hükümdârlar elele vermişlerdi. Bunlara karşı islâhat bayrağını çekmek, ancak ona nasîb oldu. Tefsîrde derin, hadîsde imâmlık derecesinde idi. İslâmiyyeti Gazâlînin bırakdığı yerden alıp ileriye götürdü. İslâm i’tikâdını savundu. İslâm rûhuna Gazâlîden dahâ uygun delîller buldu. Gazâlînin muhâkemesi, rasyonel fikrlerin zararlı te’sîrleri altında kalmışdı. İbni Teymiyye, dahâ te’sîrli olup, Kur’ân ve sünnet rûhuna dahâ yakın olan akl-ı selîm yolunu seçdi. Böylece şâhâne bir başarı kazandı. İlm adamları, Kur’ânın tefsîrini bilmediler. Skolastik yetişenler de, Kur’ân ve hadîslerle râbıtayı kuramadılar. İslâmiyyetin hakîki îzâhını başarmak ancak İbni Teymiyyeye nasîb oldu. İlhâmını doğrudan doğruya Kitâbdan, sünnetden ve Eshâbın yaşayışından alarak ictihâdlar yapdı. Talebesi İbni Kayyım da, ma’nâsı çözülmemiş hikmetler üzerinde çalışarak, islâmî kanûnlar koydu. İslâmî sisteme sızmış olan kötü te’sîrleri temizleyerek, onu saf ve tâze hâle koydu. Asrlar boyunca islâmın cüz’ü olarak kabûl edilen ve dînî müeyyidelere mesned olan ve ulemâ tarafından göz yumulmuş olan kötü âdetlere hücûm etdi. Bu dürüst hareketi, bütün dünyâyı aleyhine çevirdi. Sonra gelenler, ona iftirâ etmekde, birbirleri ile yarışdılar) diyor.

Cevâb: Dinde reformcular üçe ayrılır:

Dinde reformcu denilenlerin birinci kısmı, (Ehl-i sünnet) mezhebinin derin âlimleridir. Bunlar, câhil halk tarafından ve islâm düşmanları tarafından müslimânlar arasına sokulmuş olan hurâfeleri, yanlış inançları ve yanlış işleri düzeltdiler. Ehl-i sünnet müctehidlerinin Eshâb-ı kirâmdan işiterek bildirmiş oldukları doğru bilgileri meydâna çıkartdılar. Kendilerinden birşey söylemediler. Bunlara (Müceddid)denir. Bunların geleceğini ve islâmiyyete hizmet edeceklerini, hadîs-i şerîfler haber vermekde ve övmekdedir. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, (Benden sonra, her yüz senede, bir âlim çıkar. Dînimi kuvvetlendirir) buyurdu. (Ümmetimin âlimleri, İsrâil oğullarının Peygamberleri gibidir) hadîs-i şerîfi ile bu müceddidler övüldü.

Sesli Okuma
DEVAMBİTİR
(1/5) Okuma ayarları →

(2/5) Kitap ve sayfa numarası seçimi

(3/5) Bölümler arasında dinamik geçiş

(4/5) Önceki veya sonraki bölüm ve sayfalar
(5/5) Sesli okuma ve yazı takibi
15 saniye geri alabilme.